Menü Kapat
Kişilik Bozukluğu

Kişilik bozukluğu, ergenlik ve genç erişkinlik döneminden itibaren başlayıp uzun süre devam etme eğiliminde olan, kişiyi aile, sosyal çevre ve iş yaşantısında kayıplara yada ciddi uyum problemlerine sürükleyen davranış ve uyum bozukluklarıdır.

Paranoid kişilik bozukluğu (Paranoya) 

Bu bozukluğun temelinde güvensizlik ve kuşkuculuk yatar. Kişi alıngan, kuşkucu, kuruntulu, aşırı kıskanç, gururlu ve kinci tutum sergilerler. Kuruntuları çoğu zaman bir kötülük gelebilme üzerinedir, başarısızlığını başkasını eleştirerek mantıklı hale getirmeye çalışır. 

Çocukluk döneminde kötü olmasa bile yanlış muameleye veya ihmale maruz kalma hikayelerine sahiptirler. 

Histrionik kişilik bozukluğu 

Olayları büyütme, dramatize etme, hatta yalan öyküler anlatma gibi aşırı duygusallık ve ilgilenilme arayışı gösteren, tüm ilgiyi üstünde tutma ihtiyacının yüksekliği ile kendini belli eden kişilik bozukluğudur. Bu kişiler gösterişli ve çekici olmaya çalışırlar, çabuk arkadaş olur, fakat çabuk reddedilmiş hissederler. İnsan ilişkilerinde saf, telkine yatkındırlar ve kolay etkilenirler. İlişkilerin olduğundan daha yakın olması gerektiğine inanışını taşırlar. İkna etmek ya da intikam almak için sinir krizlerine girerler. Engellenmeye toleransları çok düşüktür. Ağlama ve saldırma krizlerine girip intihar girişimlerinde bulunurlar. Bazen intihar girişimleri çok ciddi olabilir, hatta ölümle sonuçlanabilir

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu 

Toplum içinde olumsuz değerlendirilmekten korkan, utangaç, çekingen kişilerdir. Reddedilme ve eleştirme korkuları nedeniyle sosyal ilişkiden kaçınırlar. Sosyal fobi ile çok benzerler ancak bu hastalıkta kişi toplumdan değil, iletişimlerden daha çok kaçınır. Geleneksel toplumlarda bu kişiler  yanlışlıkla saygılı olarak nitelendirilmektedir. Hafif bir eleştiri de hemen yaralanmış hissederler. Utangaç, sessiz, görünür görünmez olma eğilimleri vardır. Çekingen davranış çoğu zaman bebeklikte ya da çocuklukta utangaçlık ve toplumda uzaklaşma, yabancı ve yeni durumlardan korkma ile başlayabilir. Kadınlarda ve erkeklerde görülme oranı aynıdır. 

Şizoid Kişilik Bozukluğu 

Şizoid kişilik bozukluğu bir hastalık değildir. Bu kişiler yakın ilişkiler kurmaktan ve topluma karışmaktan kaçınan, duygularını belli etmediği için soğuk görünen, içe dönük kişilerdir. Şizoid olan kişiler kendilerine yakınlık gösterenlere soğuk ve itici davranarak kişileri kendilerinden uzaklaştırırlar. Halk arasında “Asosyal Kişilik” olarak bilinirler. Bu kişiler durumlarından bir rahatsızlıkları olmadığı için, başka bir psikiyatrik şikayet olmadan bir uzmana gitme gereği duymazlar. 

Bağımlı Kişilik Bozukluğu

Bu kişilik bozukluğuna sahip kişilerin çocukluk döneminde aşırı korunan, özerklik ve girişim yetileri kısıtlanarak büyütülen kişiler olduğu gözlenmiştir. Bağımlı kişilik bozukluğunda kişi kendisi için karar vermekte zorlanır, girişime başlamaktan kaçınır, başkalarının öğüt ve desteği ile karar verebilir. Tek başlarına kaldıklarında kendilerini rahatsız ve çaresiz hissederler. Analitik açıdan yetersizlik ve çaresizlik açısından, anal dönemde kalma belirtileri gösterirler (0-1 yaş). Kadınlarda daha çok görülen bu kişilik bozukluğu çoğu zaman KAÇINGAN kişilik bozukluğu ile beraber görülüyor.

Antisosyal Kişilik Bozukluğu: 

Suç sayılan davranışlar gösteren, toplumsal kurallara ters davranışlarda bulunan, hırsızlık, kavga, yağma gibi davranış eğilimindedirler.

Çocukluk çağında yalancılık, hırsızlık, evden kaçma ve kavgacılık öyküsüne sahip olabilirler. Sık sık karakollara düşen veya tutuklanan bu kişiler gördükleri cezalardan, olumsuz deneyimlerden ders almazlar. Sahtecilik, kavgacılık, hırsızlık, kumar veya alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı gibi sorumsuz hareketler gösterirler. Dürtülerini engellemekte çok zayıf olan bu kişilere zaman zaman halk arasında psikopat ya da sosyopat da denilmektedir. 

Narsisistik (Özsevici) Kişilik Bozukluğu 

Üstünlük duygusu, sürekli olarak beğenilme gereksinimi, empati yapamama davranışları belirgindir. Diğerleri tarafından beğenilmek isteği her insanda olabilir ama bu kişiler kendilerini üstün görüp, diğerleri tarafından alkışlanmak isterler. Çoğu zaman başkalarının övülmesini kıskanır ya da başkalarının kendilerini kıskandıklarına inanırlar. Kendini beğenmiş davranış ve tutumları sergilerler.

Şizotipal Kişilik Bozukluğu

Düşünce ve davranışlarında garip, olağan dışı özellikler taşıyan, zor ilişki kuran ve eksantrik kişilerdir. Garip, büyüsel inanışlar (telepati, altıncı duyu, sihir), alınganlık, kuşkuculuk ve üstüne alınma fikirleri sıktır.  (Bu iki özellikler Paranoid Kişilik Bozukluğunda daha sık görülür) Konuşmaları müphem, aşırı metaforik, duruma uyumsuz ve acayiptir. Tanıdık olmayan ya da kabul görmeyen çevrelerde çabuk sıkılırlar ve uzaklaşmak isterler. Bu kişilik bozukluğu, Şizoid ve Paranoid kişilik bozukluklarından psikoz benzeri belirtilerin daha sık olması ile ayrılır. Bu kişilerin %15-25’inde “Şizofreni” benzeri şikayetlerin oluşması muhtemeldir.

Borderline (Sınırda) kişilik bozukluğu 

Bu kişilik bozukluğunda bireyin kimlik bütünlüğünde, duygularında, ilişkilerinde yaygın bir dengesizlik vardır. Sık görülen bu kişilik bozukluğunda (%1-1.5), kişi hayatının farklı yönlerinde derin güvensizlik, tutarsızlık hisseder. Çabucak düş kırıklığına uğrar, tedirginlik ve depresyon belirtileri gösterir. Ya kendisi ya da başkasıyla çatışan bu kişilerde intihar girişimleri yaygındır. Bu kişilerin, iyi veya kötü, uçlarda hissedip yaşadığı için, bazen yanlışlıkla “Bipolar Bozukluğu” tanısı aldıkları da görünmektedir.

OKS- Obsesif Kompülsif Kişilik Bozukluğu

OKS ve OKB birbirinden farklı iki kavramdır. OKS “Obsesif Kompülsif Kişilik Bozukluğu” hastalık değil, bir karakter çeşididir. OKB (Obsesif kompülsif bozukluk ) ise bir hastalıktır.   

Aşırı düzen, titizlik, kusursuz olma, kuralcılık gibi hastalık niteliği ve niceliği taşımayan bu kişiler, OKB (obsesif-kompülsif bozukluk) hastalarının tersine daha çok iç görü sahibidirler. Bu kişilerde düşünce saplantıları ve hareket zorlanmaları görünmez. Bu kişilik bozukluğuna sahip olanlarda tedirginlik yelpazesi hastalıkları daha sık görülür. “Obsesif Kompülsif Kişilik Bozukluğu” olan kişilerin OKB hastaları ile karıştırılmaması önemlidir.

Pasif-Agresif kişilik bozukluğu 

Bu kişilik bozukluğunda öfke, kin ve saldırganlık duyguları daha çok dolaylı yollarla dışa vurulur. Bu kişiler öfkelerini göstermek için kendilerinden beklenenlere karşı direniş gösterirler. Sessizlik, öfke ve küskünlük bu direnişin belirtisidirler. Dışa vuramadıkları öfkelerini gecikme, erteleme ile dışa vurduklarından sonra, çoğu zaman diğerleri tarafında anlaşılmadıklarını ifade ederler.

Sado- Mazoşist Kişilik Bozukluğu

Sadizm ve Mazoşism daha çok, cinsel sapkınlık için kullanılan terimlerdi. Günümüzde ise bu kişiler cinsel bir nitelik taşımasa bile başkalarına eziyet etmeyi ya da eziyet edilmeyi ve eziyet altında kalmayı yaşam biçimi haline getiren kişilerdir. Sadist ve Mazoşist eğilimler çoğu zaman birlikte bulunduğu için, Sadomazoşist kişilik ibaresi sıklıkla kullanılır. Mazoşist kişi ona acı çektiren kişi ya da durumdan ayrılsa bile, yeniden kurduğu ilişkiler ya da eylemlerinde kendisine acı çektiren bir durum mutlaka bulur.

Depresif kişilik bozukluğu

Bu kişilerde sürekli bir mutsuzluk hali vardır. Depresif kişilik bozukluğunun en belirgin özelliği; genelde erken erişkinlik döneminden beri başlayan ve devamlılık gösteren bir ruhsal durum halinin olmasıdır. Bu kişilik bozukluğunda genelde Depresyon ve Distimi hastalıklarının tersine,  uyku ve iştah bozukluğu veya enerjisizlik görülmez. Mutlu olmayı ve eğlenmeyi hak etmediklerini düşünürler, suçlanmaya, kendilerini değersiz ve önemsiz görmeye yatkınlar. Ayrıca bu kişilerde majör depresyon gelişme olasılığı da yüksektir.