Menü Kapat
Narsi̇si̇t Ki̇şi̇li̇k Bozukluğu (Özsevi̇ci̇)

Narsi̇si̇t Ki̇şi̇li̇k Bozukluğu, Popüler kültürde çoğunlukla kendini öven kişiler için kullanılır. Bu tanımlama tamamen farklı bir tabloya aittir ve pek de ‘narsisit’ kişilik bozukluğunu tanımlamaz. Narsistik Kişilik Bozukluğu (NKB) kendini sevmek değildir. NKB, kendinde olan ya da olmayan ancak idealize ettiği kişilikteki mükemmel imgesine âşıktır. Kişi, olan bireysel özelliklerine değil, imgelediği, kurguladığı ve kendisinde olduğuna emin olduğu özelliklerine hayrandır.

Bu kişiler, bencil, ben-merkezci bir düşünce yapısına sahiptirler. Kendilerine hayranlıkları en üst düzeydedir. Sıradan insanlar tarafından anlaşılmadıklarını, ancak özel kişiler tarafından anlaşılabileceklerini iddia ederler. Yeteneklerini inanılmaz derecede abartır,başarılarını da büyütürler. Bu yüzden sıklıkla yalan söylemeleri doğaldır.

Çoğunlukla kendi yarattıkları bir dünyada, kendi fantezileri ile yaşadıkları doğrudur. Gerçeklik, onlara çok çirkin görünür ve asla gerçeği duymak ya da bilmek hoşlarına gitmez. Bu yüzden, çevrelerindeki kişiler narsistik kişilik bozukluğuna sahip bireyler ile asla gerçeklikler üzerine tartışmaya girmek istemezler.

NKB hastaları, sürekli övülme, hayranlık duyulma, alkışlanma, pohpohlanma ihtiyacı içindedirler. Bu ilginin kesintisiz olması çok önemlidir. Kesintiye uğradığı anda kendilerini ihanete uğramış hissedebilirler.

Duygularını tatmin edebilmek tek arzuları olduğu için, karşısındaki insanın duygularını sömürebilir ve bundan rahatsızlık duymazlar. Empati duyguları yoktur. Kendileri için tehdit olabilecek kişileri kendi dünyalarından atmak için, alaycılık, küçümseme, aşağılama, zorbalık gibi davranışları sergileyebilirler.

Etraflarındaki kişiler narsisitleri; kibirli, kendini aşırı beğenmiş, patronluk taslayan, beceriksiz vb. olarak tanımlar ile nitelerler.

Narsi̇si̇t Ki̇şi̇li̇k Bozukluğu, bir çizgiden ziyade bir derece meselesidir. Altta belirleyici olarak sıraladığımız maddelerin ne kadarı karşınızdaki insana uyar bilemeyiz. Çoğunluğunun “kesinlikle” olduğunu ifade ediyorsanız, o halde, karşınızdaki insanın NKB olduğunu düşünmeye başlayabilirsiniz.

Narsi̇si̇t ki̇şi̇li̇k bozukluğu Dr. Faruk Alizadegan

Narsi̇si̇t ki̇şi̇li̇k bozukluğu kişi özellikleri

  • Karşısındaki insanın duygularını sömürebilir ve bundan rahatsızlık duymazlar.
  • Duygularını tatmin edebilmek tek arzuları olduğu için, karşısındaki insanın duygularını sömürebilir ve bundan rahatsızlık duymazlar.
  • Narsistik Kişilik Bozukluğu Hastalarının Belirleyici Özellikleri
  • Her şeyin kendisi ile ilgili, kendisi hakkında olduğunu düşünür.
  • Sürekli kural koyar, başkalarının koyduğu kuralları yok sayar.
  • Aşağılar. Küçümser, sürekli zorbalık yapar.
  • Sürekli kendi istediğinin olmasını ister. Olmadığında aşırı tepkiler verir.
  • Birileri, ona karşı iyi davrandığınızda, kötü niyet arar.
  • Yüksek standartlara sahiptir. (Öyle olduğunu düşünür)
  • Kendi yolundan başka bir yol olabileceğini asla kabul etmez.
  • Çabuk sıkılır, kendini herkesten üstün görür.
  • Sürekli takdir edilmek, sürekli onaylanmak ister.
  • Asla duygudaşlık (empati) yapmaz. Karşısındakinin Duygularını önemsemez.
  • Kesinlikle yaptıklarının yanlış olduğunu düşünmez ve özür dilemez.
  • Konuşurken, detaylarda kaybolur.
  • Çabuk bağımlılık geliştirir ve bağımlılıktan kurtulamaz.
  • Duygusuzdur.
  • Sürekli başkalarından üstün olduğunu düşünür ve yineler. Zeka, başarı, görünüm ya da herhangi başka konularda insanlardan üstün olduğunu tekrarlar.
  • Sürekli ilgi bekler ve kuralları hiçe sayar. Başkalarının kuralları onu bağlamaz.
  • Başkalarına asla söz hakkı vermez. Sürekli başkalarının sözlerini keser. Kendi sözlerinin önemsenmesi için sürekli konuşur.
  • İşler istediği gibi gitmediğinde öfke patlamaları yaşar, bulunduğu yeri terk eder.
  • Her konuda uzman olduğunu iddia eder. Çok uzun ve monologlar halinde konuşarak, kimsenin kendisinden daha iyi bilemediğini iddia eder.
  • Sürekli takdir, onaylanma, iltifat beklentisi içindedir. Kendini aslında yetersiz ve tehdit altındaymış gibi hisseder.
  • Karşısındakiyle konuşurken sürekli kendisini incitmeye, küçük düşürmeye çalıştıklarını düşünür ve konuyu netleştirme eğilimindedir. ( Sen burada ne demek istedin? Benim bunu yapamayacağımı mı ima ediyorsun? ).
  • Engellendiğinde ya da reddedildiğinde karşısındakine çevirir. ( Sen kimsin ki bana böyle davranıyorsun?)
  • Kendisinden başka kimseye güvenmez.
  • İstemediği bir durum karşısında bulunduğu alanı terk eder. Asla istemediği bir konu hakkında konuşmak istemez. Bunu cümlenin ortasında ya da herhangi bir yerinde bölerek yapabilir.
  • Sözünüzü sürekli kesmekten asla rahatsızlık duymaz.
  • Sizin onu dinlemeyi isteyip istememeniz önemli değildir. Duygularınızı yok sayarak, derdini anlatmaya devam eder.
  • Ona istemediği bir şey yaptırıldığında ise kendini tuzağa düşürülmüş, kurban, mağdur olarak tanımlar.
  • Karşısındakinin kendini aptal gibi hissetmesini sağlar.

Mümkünse Narsi̇si̇t Ki̇şi̇li̇k Bozukluğu olan kişilerle köle-efendi ilişkisi kurun ya da uzak durun. 

Mümkünse bu tarz kişilik bozukluğu olan kişilerle köle-efendi ilişkisi kurun ya da uzak durun.

Narsisizm bir çizgi değil, derece sorunudur.

Bir narsisit karşısında uyanan tipik duygusal tepkiler nelerdir?

  • Güvensizlik,
  • Korku,
  • Aşağılanma,
  • Küçük düşme,
  • Tahrik,
  • Provokasyon,
  • Güçsüzlük

Dediğimiz gibi, narsisizm bir çizgi değil, derece sorunudur. Bu özelliklerin bir kişide bulunması yetmez. Bu özelliklerin üst düzeyde bulunması ve kişinin asla bunları bir sorun olarak görmemesi gerekir.

“Narsistik Kişilik Bozukluğuna” sahip kişiler, partnerleri, ortakları, arkadaşları ve yöneticileri tarafından terk edildiklerinde ya da işten atıldıklarında bir psikiyatrik desteğe başvururlar ve genellikle şikayetleri, depresyon, yalnızlık ve kaygı halidir.

Uzmana gidişleri bir yardım almaktan ziyade, (zira böyle bir destek almak onlar için küçümseyici olabilir) başkalarını suçlayıcı nedenlerle yaşadıkları depresyon halidir. Genellikle yitirdikleri öz güveni kazanma eğilimindedirler ve tekrar eski takdir ve alkışları kazanmak için bir uzmanın yardımını isterler.

Asla NKB hastasıyla savaşmayın. Onları desteklemediğinizi söyleyin ve devam edin.

Kendinizi Narsi̇si̇t Ki̇şi̇li̇k Bozukluğu hastalarından nasıl korursunuz?

Bu konu sürekli gündeme gelen bir tartışmadır. Birçok yanlış ve bilgisiz davranışlar, NKB hastalarının hastalık seviyelerinin artmasına neden olabileceği gibi, size de zarar verebilir. Mümkünse bu tarz kişilik bozukluğu olan kişilerle köle-efendi ilişkisi kurun ya da uzak durun.

Bu kişiler kaçamayacağınız kişiler; babanız, kardeşiniz ya da eşiniz vb. ise, kişisel tartışmalar asla ne size ne de NKB hastasına yarar vermez. Büyüyebilecek tartışmalardan uzak durun.

  • Asla NKB hastasıyla savaşmayın. Onları desteklemediğinizi söyleyin ve devam edin.
  • Kendi özgürlük alanınızı net olarak belirleyin ve bunu ne pahasına olursa olsun koruyun.
  • Yumuşak yanınızı göstermeyin.
  • Sizi anlamalarını beklemeyin.
  • Ona kızmayın. Bu zaman kaybettirir.
  • Sizi tanımlamalarına izin vermeyin.
  • Üzerinize düşmeyen sorumlulukları kabul etmeyin.
  • Sizi aşağılamalarına izin vermeyin.
  • Küçümsemelerini kabul etmeyin.
  • Haksız eleştirileri reddedin. Suskun kalmayın.

En önemli madde, dediğimiz gibi; “kesinlikle tartışmaya girmeyin”. Eğer kendisini saldırıya uğramış hissederse, sizi asla dinlemeyecek, empati yapmayacak ve sizi incitmekten kaçınmayacaktır. Zayıf taraflarınızı bilin, güçlü taraflarınızın farkında olun, yeter.

Psikiyatrik destek alması için onu zorlamayın. Bu tarz yaklaşım karşısında kendini aşağılanmış gibi görecektir. Zira NKB hastasına göre yardım almaya ihtiyacı olan asla kendisi değildir.

Çok Önemli Not:

Özellikle belirtmek istediğim bir konu var. Çok önemli olduğunu düşündüğüm bu ayrıntının dikkate alınmasını rica ediyorum. Sevgili arkadaşlarımın, takipçilerimin ya da yazıyı okuma zahmetine giren hiç kimsenin bu yazıya bağlı olarak partnerine, patronuna, yöneticisine, sevgilisine ya da eşine vb. tanı koymaya çalışmasını istemiyorum.

Bu tarz tanı koyma işlerini doktor arkadaşlarımız dahi kılı kırk yarmak suretiyle koymaktadırlar. Birkaç yazıya bakarak tanı koymak sonu gelmeyen felaketlere yol açabilir. Lütfen bu konuda uzmanların görüşüne uyum sağlayın ve onların desteğine güvenin.

Burada yazdıklarımız genel bilgilendirmeler içerir. Asla tanı ya da tedavi yolu önermez ve bu konuda desteklemez. Bilgilenmek için okuduğunuz için teşekkür ederim. Saygı ve sevgilerimle…

Psikiyatrist Dr. Faruk Alizadegan